Haber Detayı
28 Aralık 2017 - Perşembe 10:32 Bu haber 450 kez okundu
 
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN GÜL'E KHK SİTEMİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan sivillere yargı dokunulmazlığı getiren KHK'ya itiraz eden 11. Cumhurbaşkanı Gül'e sitem etti: Açıklama üzücü olmuştur.
GÜNDEM Haberi
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN GÜL'E KHK SİTEMİ!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son çıkarılan KHK için "hukuk devleti açısından kaygı verici olmuştur" diyen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e "Bu üzücü olmuştur." sözleriyle sitem etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gül'ün twitter'dan yaptığı o açıklama için "Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir." ifadelerini kullandı.  Erdoğan, "Son KHK sadece 15 Temmuz’u kapsıyor. Biz, bu düzenlemenin kararlılıkla ve aynen devamından yanayız." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika turunun Sudan’dan sonra ikinci durağı olan Çad’dan Tunus’a geçerken uçakta, Gazete Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli’nin de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamaları ve sorulara yanıtları özetle şöyle: 

 

696 SAYILI KHK'DA SİVİLLERLE İLGİLİ DÜZENLEMEDE NE YAZIYOR?
Sivillerle ilgili düzenleme 696 sayılı KHK ile getirildi. Resmi gazetede yayınlanan KHK'nın 121. maddesinde OHAL terbirlerine ilişkin 08.11.2016 tarihli yasanın 37'inci maddesine aşağıdaki fıkra eklendi:

"Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır."

SADECE 15 TEMMUZ'U KAPSAYAN BİR OLAYDIR: Bu düzenlemenin neyle ilgili olduğu belli. Bundan önce de bu ifadenin yer aldığı 4 ayrı KHK düzenlemesi yapıldı. Onların hiçbirine dair bugüne kadar kimse ses çıkarmadı. Şimdi bu son KHK’yı birileri köpürtmeye başladı. Oysa dediğim gibi, bu sadece 15 Temmuz’u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş Cumhurbaşkanı’mızın da bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir. Ama şunu söyleyeyim: Gerek Adalet Bakanı’mız, gerek hükümet sözcümüz bu konuyla ilgili gerekli cevapları vermiş durumdadırlar. Çıkarılmış olan yasal düzenleme son derece açıktır; biz bu düzenlemenin kararlılıkla ve aynen devamından yanayız. İddia edildiği türden, ileride yanlış yorumlamalar gündeme gelecek olursa, o vakit gereken müdahale zaten yapılır. Öyle bir durumda, ya yargı ya da parlamento, gereği neyse yapar elbet. Bu KHK’lar zaten parlamentoya da gidecek. Biz KHK’lar ile sadece süreci hızlandırıyoruz. Mesela, taşeronu da KHK’ya koymamış olsak, konu önümüzdeki yıla kalacaktı. Yani onu KHK’ya koymamızın nedeni de süreci hızlandırma amaçlıdır. Ama o da elbette Meclis’e gelecek, orada tartışılacaktır.

SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI CUMHURBAŞKANLIĞI'NA NEDEN BAĞLANDI?: Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile ilgili Başbakan olarak 11 yıllık tecrübem var. 11 yıl başkanlık ettim; nerelerde aksama var, nerelerde yok, yakından gördüm. Sistemin birlikte çalışması lazım. Birbirinden ayrıldığı zaman netice almak zorlaşıyor. HAVELSAN, ASELSAN, TAI vs. hepsi kendi başına bir hegemonya oluşturdukları zaman netice almak mümkün olmuyor. Buraları da FETÖ istila etmişti. Ne kadar temizlik yaparsanız yapın, hâlâ oraların hücrelerine kadar sinmişler, girmişler. Bu kurumlar, ülkenin en güçlü üniteleri, kuruluşları. Bu işi bir merkeze bağlayalım, bağlarken de Başbakan da Savunma Sanayi’nde icra komitesinde olacak. 7 kişilik bir ekiple yöneteceğiz. Buradan seri kararlar çıkarmak ve çokbaşlılığı ortadan kaldırıp süratle netice almak istiyoruz. Bu kuruluşların imkânları, dünyada birçok mütekabil kuruluşlarda yok. Netice almamız, insan yetiştirmemiz lazım.

KUDÜS DİPLOMASİSİ: 13 Aralık’ta İstanbul’a attığımız adım önemli bir başlangıçtı ama bu işin bittiği nokta değil. Şimdi diğer adımları da atmak lazım. Filistin Devleti’nin tanınması önemli. Bazı ülkeler var ki onlar Filistin’i tanırsa, AB üyelerinin ciddi kısmı da Filistin’i tanıyabilir.

HANGİ ÜLKELER?: İsim vermek doğru olmaz. Ama bizim bu konuyla ilgili ikili görüşmeler yapmamız lazım. Markajları geliştireceğiz, genişleteceğiz. Bunların bizzat Mahmut Abbas’a da verdikleri sözler var. Sudan’da bulunduğum esnada Kral Abdullah ile de telefonda görüştüm. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un benimle bir görüşme talebi oldu. Ayrıca Fransa ziyaretim olabilir. Belki bir Vatikan ziyaretimiz olabilir. Papa biliyorsunuz beni ziyaret etmişti. Şimdi iade-i ziyaret yapabilirsek, bu konuları Papa’yla yüz yüze de görüşme imkânımız olabilir.

AVRUPA İLE İLİŞKİLER: Bu seyahatlerin olmaması için hiçbir sebep yok. Her zaman söylediğim bir laf var. Biz düşmanı azaltmaya, dostu çoğaltmaya mecburuz. Bizim ne Almanya’yla problemimiz var, ne Hollanda’yla, ne de Belçika’yla. Tam tersine oralarda işbaşında olanlar benim eski arkadaşlarım. Bana karşı yanlış da yaptılar, o ayrı. Yoksa ben mesela Hollanda Başbakanı Rutte ile çok iyi görüşürdüm. Belçika hakeza öyle. Almanya’yı belirtmeme bile gerek yok. Sorunlar oldu ama son görüşmelerimiz gayet iyi. Kudüs meselesinde görüştüğümde, kendilerinden destek istedim; onlar da bizimle aynı çizgideydiler. Birkaç gün önce Steinmeier’i teşekkür için aradım. Rutte, bizimle ilişkileri geliştirmek için bazı sinyaller veriyor. Tüm bunlar memnuniyet verici. Biz AB’yle, AB ülkeleriyle elbette ilişkilerimizin iyi olmasını arzu ederiz.

28 ŞUBAT AÇIKLAMASI: 28 Şubat’ın yanında olan bir kesim var. Bir de karşısında olan bir kesim var. Cumhurbaşkanı olarak bana düşen nedir? Sadece izlemektir, meselenin takibidir ve “Gereği neyse bunu yargı yapar” demektir. Ama “FETÖ’cü savcı” demeyelim o sürece, bir veya daha fazla. Olayın sadece savcı boyutu da yok. Şu anda bu sürecin içinde olup beraat edenler var. Onları da konuşmak lazım. Biz diyoruz ki: Yargı burada adil bir şekilde kararını versin, işi sonuçlandırsın. Bunların içinde onların hışmına uğrayıp ölenler var, isimleri olup da öldüğü için şu anda yargı sürecinin içine girmeyenler var. Tarih en büyük şahittir.

 

Kaynak: (internethaber) - İnternethaber Editör:
Etiketler: CUMHURBAŞKANI, ERDOĞAN'DAN, GÜL'E, KHK, SİTEMİ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı