google-site-verification: google1c8961f705f094a6.html
Yazı Detayı
06 Nisan 2018 - Cuma 15:17 Bu yazı 1564 kez okundu
 
HAYATI PATATES ETME!
Seliz ARAY
selizzarayy@gmail.com
 
 

HAYATI PATATES ETME!

Çocuk olmak ne güzeldi. O masumluk…

Çocukken Barbie bebeklerim vardı. Hatta babam bana üç katlı bir Barbie bebek evi yapmıştı. Her katında eşyaları vardı. Koltuklarından mutfağına, banyosundan yatak odasına kadar her şey vardı. Hatta duşundan su bile akıyordu. Eksiksiz bir evdi. Onlarla oynamak inanılmaz keyifti benim için. Saatlerce onları konuşturur ve oynardım. Sonrasında ise benim bebeklerle oynadığım gibi bizden daha büyük insanlar da bizlerle oynuyor diye düşünmeye başlamıştım. Yani dev insanlar. Belki ben o sırada onları yapmak ya da söylemek istemiyordum ama birileri bizi yönetiyordu bir şekilde işte. Çocuk aklımla bu durum beni endişelendirmişti. Çevremdekiler aslında tanıdık değildi ve sadece öyle davranmam isteniyormuş gibi. Şimdi düşünüyorum da keşke öyle olsaymış. O zaman kimse kimseyi suçlamaz ve kendinde bir hata aramazdı. Çünkü kendi isteğimiz değil, o dev insanların istediği gibi olurdu her şey.

Bu yaşamda hepimiz herkesten bir şeyler öğreniyoruz. Mesela bize kötülük yapan biri olduğunda onun gibi kötü olmamayı, haksızlıkla bir yerlere gelen kişinin düşüşünü gördüğünde onun gibi haksızlık yapmamayı öğreniyorsun. Her zaman söylediğim gibi herkes öğretmenimiz bu hayatta ve bizlerde birilerinin öğretmeniyiz farkında olmasak da. Ancak bunları yaparken “Onun gibi olmamalıyım” diye kendini şartlarsan en çok da ona benzediğini unutmamalısın. Çünkü odağın neredeyse onu çoğaltırsın hayatında. Yaşanılan her şeyden tecrübeleri almalısın cebine ve gerisini atmalısın. İnsanları affetmelisin. Affetmek en büyük erdemdir değil mi? Onları affetmekten kastım onları arayıp bunu söylemek değil tabi ki. Kendi içimizde affetmek. İşte o zaman bizi kısıtlayan, engelleyen ve yoran şeylerden kurtulup daha rahat bir şekilde hayatımıza devam edebiliriz. Aslında karşındakini affetmekle en büyük iyiliği kendine yapıyorsun. Çünkü yüklerinden ve gereksiz enerjilerden kurtuluyorsun. Bununla ilgili çok sevdiğim bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum.

Bir gün öğretmen sınıfa girer ve öğrencilerine “bir hayat deneyine katılmak ister misiniz?” diye sorar. Öğrenciler tereddütsüz kabul ederler. Öğretmen öğrencilerine ertesi gün gelirken bir torba ve 5 kilo patates getirmelerini söyler. Ertesi gün öğrenciler denildiği gibi 5 kilo patates ve torbayla okula gelirler. Merakla beklemektedirler. Öğretmen “şimdi herkes affedemediği kişiler için torbaya birer patates koysun.” Der. Kimisi birkaç patates koyarken kimisi torbayı ağzına kadar doldurur. Öğretmen “şimdi bu torbaları bir hafta boyunca her yerde yanınızda taşıyacaksınız. Evde, yatarken, otobüste ve hatta okulda sıranızın üstünde bile.” Der. Aradan bir hafta geçer ve öğrenciler söylenmeye başlarlar. “Bunu taşımak çok zor. Herkes bana deli diye bakıyor. Patatesler kokmaya başladı. Çok yorulduk.” Gibi söylemler olur. Ve sonra öğretmen “ Görüyorsunuz ki affetmeyerek asıl kendinizi cezalandırıyorsunuz. Kendinizi ruhunuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyorsunuz. Affetmeyi karşınızdakine bir ihsan olarak düşünüyorsunuz. Hâlbuki affetmek en başta kendinize yaptığınız iyiliktir. ”der.

Affederek özgürleşmeye…

Sevgiyle ve umutla…

 
Etiketler: HAYATI, PATATES, ETME!,
Yorumlar
Haber Yazılımı http://go.onclasrv.com/afu.php?zoneid=1665937