google-site-verification: google1c8961f705f094a6.html
Yazı Detayı
24 Şubat 2019 - Pazar 13:29 Bu yazı 680 kez okundu
 
KADININ HAYATI
Esra GÜMRÜKÇÜ
esragmrkc61@gmail.com
 
 

KADININ HAYATI

Öncelikle ezberlediğiniz o kadın erkek eşitliği yalanını unutun. Bir kadın bir erkeğe ve ya bir erkek bir kadına eşit değildir. Yaratılışımız gereği ne erkek kadınsız ne kadın bir erkeksiz tam olamaz o yüzden toplumsal olarak evli olmayan ferdlere yarım kalmış gibi baktığımız doğrudur. Yarım elma veya akşama eve gittiğinizde soğuk bir ev, boş bir tencere, ışığı yanmayan bir salon ve beklenecek birinin olmaması öylesine sıkıcı ki anlatamam . Hatta çocuklarınızın çıkardığı bitmek bilmeyen gürültücüklerin bile olma ihtimalinin önüne geçmiş olmanız sadece kendiniz için yaşamaya alışıp yeni sorumluluklar almaya cesaret edemediğiniz için sizin kaderinizdeki seçimdi bu ıssızlık. Diğer taraftan hayatın gürültüsünde kaynayıp giderken evlenip çoluk çocuğa karışan çiftler oldu. Kimi evinin hanımı çocuklarının annesi olmayı seçti kimi bende erim kadar çalışma hakkına sahibim diyerek iş hayatını da kendi hayatına ekledi (+1 sorumluluk daha) . Toplumda iki tip kadın hayatı oluştu biri; hayatın kendine yüklediği sorumlulukları yerine getiren kadın diğeri, kendi sorumluluklarının üzerine ek sorumluluklar yükleyen kadın hayatı. Çalışan ve çalışmayan olarak kadınları ayıramazsnız çünkü kadın toplumun her alanında dünyanın her yerinde her zaman çalışır bunu maddi bir karşılık beklemeden ömrü boyunca yapabilen tek varlıktır .

Kadın olarak güçlü olmak kendi ayaklarımız üzerinde durup başkasına el açmamak için didinip dururuz. İslami kurallara göre yönetilseydik aslında her şey çözülecekti zaten... Çarklar bir yerde karışmış olmalı, ilahi düzeni beşeri düzene yerleştirememiş olsakta kendi hayatlarımız bizim dünyamızdır. En çokta ‘eşitiz, karımda çalışmalı’ diyen erkeklere kızıyorum . Kadın dışarda çalışırken evde de aynı zamanda yemeğinizi düzeninizi yapan kişi değil mi? Çocuklar doğurup büyüten onları geleceğe hazırlayan .. nasıl iki farklı işi yürütebilecek! Böyle bir hayat istiyorsanız ikinci bir kadına belki üçüncü bir kadına daha ihtiyacınız olacak incelersek aslında iki kadında çalışıyor olacak ama asıl çalışan kadın aldığı parayı diğer kadına verecek ve sonuç itibariyle parasını ve zamanı dışında ileride aile bağlarını da kaybecek daha da ileri götürürsek kadın eşini de kaybedebilir sonra toplumda çözülmeler ahlaki yıpranmalar başı boş tükenmeler baş gösterecek hatta gösteriyor bile. Bir çok kadın güçlü olmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyor çünkü hep bir olasılıkla işler yolunda gitmeyebileceği ihtimalini kafalarında taşıyorlar. Bir kere güç bizim kadın olmamızda saklı erkeklerden kadın olarak zaten bir sıfır öndeyiz . Eğer siz kadın olarak sorumluluklarınızın farkında iseniz korkacağınız bir olay olamaz çünkü her şeyin üstesinden gelebilirsiniz. Genelde bizi yıkan bir unsur eşimizin bizi aldatmasıdır. Üzülmeyin erkekler bu konuda kadınlar kadar irade sahibi olamasalarda siz bunu ilk seferde affedebilir sorunun nedenlerini bularak çözüm üretebilecek zekaya sahipsiniz. Bazı ülkelerde çok eşlilik normal olsada bizim alışageldiğimiz bir durum olmadığından benimsememiz hiç kolay değil. Ama ben iş hayatı olan bir kadının iş hayatı olmayan bir kadına yani kumaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayat kolay değil ve elbet bir gün aldatılmamız mümkün.

Gerek aile hayatımız gerek eşimizle yaşadığımız sürece o kadar alışmışızdır ki bırakıp gitmek çok zor gelecek ve diğer tarafta eşimizi alıkoyan bir başka kadının olmasını kabullenmemiz çok acı bir gerçek olsa da kabul etmemiz gereken bir gerçektir. Eşiniz size pişman olduğunu dese bile siz o acıyı bir kere yaşadığınız için kırılan güveniniz asla eskisi gibi olmayacak ama o evlilik devam edecek. Benim görüşüm şu olmuştur içimde sürekli ‘aldatılıyor muyum acaba’ hissini taşıyarak yaşayacağıma eşime ikinci evliliği sunarım mümkünse eşiyle de iyi geçinirim ama buna gerekte duymam. Çünkü kırılan tek hissim güven değildir belki zamanla sevgimin de bittiğini hissederek ayrılırım üzülmeye gerek yok. Çocukların büyümesini beklemeye, zamanı yitirip gençliğinizi tüketmeye ve hatta psikolojinizi mahvetmeye asla sebeb olmayın.

Herkes için her zaman yeni bir başlangıç vardır. Kimsenin ettiğini bulmadan öldüğü olmadı. Silin tüm olumsuzlukları yeni hayaller ve yeni amaçlara başlayın. Çocuklar hayatı zaten bilmiyor büyürlerse daha çok cesaretsiz hissedeceksiniz. Unutmayın hayat her saniyesiyle çok kıymetli bırakın gidenler için savaşmayı. Hayat kendiniz için hayatsa anlamlı.

 
Etiketler: KADININ, HAYATI,
Yorumlar
Haber Yazılımı http://go.onclasrv.com/afu.php?zoneid=1665937