Yazı Detayı
12 Temmuz 2017 - Çarşamba 15:47 Bu yazı 296 kez okundu
 
SEN NEYMİŞSİN BE CECELİ!
Kahve Kokusu
 
 

SEN NEYMİŞSİN BE CECELİ!

Bu hafta ki yazımın konusu diğer yazılarımın dışında olacak biraz. Dünya durmuş Mustafa Ceceli’yi taşlıyor. Tüm magazinleri çalkalayan. Hatta haber bültenlerini meşgul eden konu „Mustafa Ceceli eşinden ayrıldı!Kaynanaların hayalindeki damat, Annelerin hayalindeki evlat, kızların hayalindeki eş. „Mustafa Ceceli eşini aldattı!

Magazinciler bu „aldatmayı“ masaya yatırıp, kendilerini suçsuz günahsız sayıp, „artık Ceceli de senin benim gibi bir sanatçıdır“ deyip bu yanlışı açarak böbürlenen insanlar!  Her şarkısını ezbere bilip CD sini satın alıp bu „rezaletten“ sonra parasını geri isteyip hatta Dr.'a gidip Ceceli’nin varlığını aklından sildirmeye çalışan insanlar! Paylaşım sitelerinde küfür eden ve bu küfürede alkış tutan insanlar! Altın günlerinde halâ Ceceli’yi dinleyen Cecelistleri aralarına almayan insanlar ve arkadaşlıklarını bitiren insanlar! Size yemin ediyorum Mustafa Ceceli ne Tanrıdır ne de Peygamber! Kendisi Hacı ise İslamın 5 şartından birini yerine getirdi. Namaz kılıyor ise bu da İslamın 5 şartından biri. Kur'an da ayırt edilmiyor namaz, oruç, hac ibadetleri sadece sıradan halka farzdır diye. İslamın şartlarına uyuyor ise mükafatı kendine. Uymuyor ise de cezası kendine. Var ise bir aldatma, Allah ile kendisi ve ayrıldığı eşinin arasındadır. Protesto etmek isterseniz edin. Şarkılarını dinlemezsiniz olur biter. Onun aldatmasını kınarken bizlerde unutmayalım ki kınamak ta günahtır. Onun namazını, orucunu, haccını, evlilik hayatını sormak bizlere düşmez. Bu Allah’ın işidir.

Mendil satan çocuğa kızan, dilenen insanları kovan, hatta Filistin‘e, Suriye‘ye göz yumup. „Bizi hacılıkla hocalıkla aldattın Ceceli“ diyen insanlar! Ya bizler ne yapıyoruz!? Filistin’i Suriye’yi hadi görmüyoruz, uzakta diyoruz. Hergün bize el açan o çocukları görmemezlikten gelirken müslümanlığımıza ne oluyor!? Hadi müslümanlıktan geçtim. İnsanlğımızı nereye bırakıyoruz!? Eminim okuyanlar diyecek ki, fitremi verdim, zekatımı verdim içim rahat. Gerçekten rahat mı? Öyle ise bile, başka insanlar hakkında konuşma hakkını kimden alıyoruz?

„Nihat Hatipoğlu program başı binlerce Lira kazanıyormuş“, „dinini satıyormuş“. Biz kimiz ki bunu sorgulamaya kalkıyoruz? Susalım. Beğenmiyorsak izlemeyelim. Ama bunu sormak sorgulamak bize mi düşmüş Allah varken? O insanı kınayanlar beğenmiyor ise Nihat hocayı, kalksınlar para almadan hadi aynı programı sunsunlar.

Sofra kuruluyor besmele çekiyoruz. Peynir ekmek yerine dedikodu ile insanların etini yiyoruz. Ve sonra birde yemek duası yapıyoruz. Hadi Allah kabul etsin! Birde „Sanatçılar hakkında konuşulması dinimizde uygundur, onlar bunun için varlar“ diyen şarlatan kendini hoca sanan insanlar. Sizin mantığınıza göre fuhuş da helâl o zaman? Sonuçta o kadınlar bunun için varlar. Saçmalık!

Allahın soracağı soruları bizler sormayalım. Üzerimize vazife değildir. Ama kulun kula sorması gereken sorular vardır. Burada Fatih Sultan Mehmet’in bir sözünü hatırlatmak isterim. İnsanlara: ”Dinin nedir? Namaz kılıyor musun? Oruç tutuyor musun? ” gibi Allah’ın soracağı soruları sormayın! İnsanlara: ”Aç mısınız? Bir şeye ihtiyacınız var mıdır? Bir sorunun var mı? ” gibi kulun kula soracağı soruları sorun.“ Demiş. Ne güzel de söylemiş.

Yazımı Hz. İsa’nın sözleri ile noktalamak istiyorum. Birini günahkar diye taşlamak istiyorsak, ilk taşı içimizden günahsız olan atsın.“

Kalbimizden huzur, yüzümüzden tebessüm eksik olmaması dileği ile…

 
Etiketler: SEN, NEYMİŞSİN, BE, CECELİ!,
sanalbasin.com üyesidirhttp://go.onclasrv.com/afu.php?id=1318928