google-site-verification: google122d93bc2e7d9d37.html google-site-verification: google122d93bc2e7d9d37.html
Yazı Detayı
04 Aralık 2017 - Pazartesi 11:50 Bu yazı 266 kez okundu
 
TESADÜFLERE İNANIR MISINIZ?
Filiz CANSEVER
www.filizcansever.com - http://canseverfiliz.blogspot.com.tr/ - nlpfilizcansever@gmail.com - twiter: canseverfiliz - facebook: filiz cansever/ umutla bakan kalpler
 
 

TESADÜFLERE İNANIR MISINIZ?

İnsan hayatı boyunca o kadar tuhaf olaylara maruz kalır ki, buna anlam veremediği gibi fazlaca da üzerinde durmaz. Tesadüf işte deyip gelip geçer. Hâlbuki o tesadüfler var ya o tesadüfler, işte onlardır hayatımıza anlam katan ve bize güzellikleri yaşatıp yüzümüzde tebessüm oluşturan.

Hepimizin koruyucu rehberleri, koruyucu melekleri, ruhsal rehberleri var. Ve bunların görevi bize doğru olanları gösterip sıkıntı yaşamamızı engellemektir aslında. Direkt müdahale edemedikleri için de bazen içsel fısıltılar yoluyla, bazen karşımıza çıkan fırsatlarla, bazen de kişilerle seslerini duyurmak isterler. İçimizdeki, en derinlerimizde saklı olan, DNA’mıza kodlanmış bilgilerin bize ulaşması için ellerinden geleni yaparlar. Gerçi kimi zaman daha vakti gelmediği için, biz hazır olmadığımız için, bazen de önemsemediğimiz ve kendimize güvenmediğimiz için kararlar almakta zorlanır ve sürekli erteleriz. Korkarız çünkü. Neden mi korkarız? Başarısız olmaktan, insanların bize  "a bak yapamadı" demesinden, küçük düşmekten..v.s gibi bir çok sebep işte. Ve bu korkular o kadar esir alır ki bizi, en sonunda araştırmaktan bile çekiniriz. Öğrenmediğimiz, deneyimlemediğimiz, hakkında bilgi sahibi olmadığımız her şey korkutur bizi.

Eskiden annelerimiz bize öcü gelecek deyip istediklerini yaptırırdı. O öcülerin benim içimdeki korkular olduğunu öğrendiğimde 36 yaşındaydım. Belki çok geç diye düşünenler olabilir. Ama zararın neresinden dönsek kardır lafının geçerliliğine inananlar bana hak vereceklerdir. İşte tesadüflerin hayatımız da ne kadar önemli yer aldığını öğrendiğim o 36. Yaş günümden bir anımı sizinle paylaşmak istedim.

Sene 2005 Kasım. Soğuk bir Ankara sabahına uyanmıştık. Her zamanki gibi ilk önce televizyonda çocuklarımın en sevdiği çizgi film olan Ninja kaplumbağaları açtım, en sevdikleri kahvaltıyı hazırladım. Patates kızartması, sucuklu yumurta ve pişi. Keyifle ve sohbetle kahvaltımızı bitirdik. Herkes ders çalışmak için odasına gitti. Bende her zamanki gibi mutfakta işlerimi bitirdikten sonra geri kalan işlerimi hallettim ve kahvemi alarak camın önüne oturup kitabımı okumaya başladım. O zamanda okuduğum kitabı hiç unutamam. Benim hayatımın dönüm noktasını oluşturan bir kitaptı. O kitap bittiğinde bir daha hiçbir şey aynı olmadı. Sadece bunu o zaman bilmiyordum. Şimdi ki bilinçli zihnimle geriye doğru düşündüğümde bulabiliyorum. Zaten hayat ileriye doğru yaşanır ama geriye doğru anlaşılır. Kitapta bir bölüm vardı, Doğan hoca diyordu ki; Zemin karar zamanı al ve uygula. Bir anda kitabı ellerimin arasında indirdim ve bahçemizdeki meyve ağaçlarının yapraklarına bakarak düşünmeye başladım. "Zemin karar zamanı al ve uygula sözü" bana ne anlatmaya çalışıyor olabilirdi ki? Uzaklara dalmışken bir anda kafamın içinde ampuller yanmaya başladı. Bu zamana kadar kendimle ilgili ne karar almıştım ki? Beni ilgilendiren benim için önemli ne kararları almıştım acaba? Hayatım hep ailem ve çocuklarımın istekleri ve çıkarları doğrultusunda geçtiğini fark ettim. İşin en acı yanı neydi biliyor musunuz? Kendimle alakalı bir karar vermek istesem, en sevdiğim ya da bugüne kadar yapmak isteyipte yapamadığım, hep ertelediğim neler var hiçbir fikrim yoktu. Kısacası aslında acınacak halde olduğumu fark ettim. Kendim için hiç nefes almamışım bu güne kadar. Buna rağmen en çok istediğim şey ise çocuklarıma çok iyi bir anne olmanın ötesinde örnek olabilmekti. Öyle bir yol izlemeliydim ki arkamdan gelecek neslime iz bırakabilmeliydim. Örnekleri uzaklarda değil, annelerinde, anneannelerinde, babaannelerinde bulmalıydılar. Hiçbir ideali olmayan bir ebeveyn nasıl idealist bir çocuk yetiştirebilirdi ki. Okuduğum kitabın adı gibi savaşçı olmak için neler yapmalıydım. Tam ben bu kadar derin düşünürken birden kızımın bana seslenmesiyle irkildim.

_ Anne, anne, anne bak radyoda bir anons var. Seslendirmen, sunucu ve diksiyon eğitimleri veriliyormuş. Sen konuşmayı da seviyorsun. Bu kursa gitmek istemez misin? (Kızıma ilk tepki olarak)

 _ Aman kızım deli misin sen, benim ne işime yarayacak bu kurs. Hadi sen dersine çalış. Bu arada radyo dinlediğini de öğrenmiş bulunuyorum. Bende seni ders çalışıyorsun sanıyordum diyerek güldüm. Kızım sevincine ortak olmamamın verdiği üzüntüyle biraz buruk odasına geri gitti. Bende arkasından hafif bir tebessüm ettim ve sonra birden aklıma az önce düşündüğüm kendim için hiçbir şey yapmadığım geldi. Gene bahçemdeki meyve ağaçlarına daldım. Evet, ben güzel konuşmayı seviyordum, neden bu kursa gitmeyeyim ki.( İşte hayatımdaki ilk tesadüf ) kızımın yanına gittim ve kursu hangi kurumun verdiğini öğrendim. Şanslıydım. TRT’nin seslendirmen ve sunucularından bu eğitimi alacaktım. Hayatımda kendime verdiğim 2. Hediyemdi. İlk hediyemi de sizlere ilerleyen zamanlarda paylaşacağım. O da azmin öyküsü çünkü. Zaten paylaşmazsam çatlarım sanırım.)))

Kurs verilecek yeri buldum ve hemen kayıt yaptırdım. 3 ay sürdü kursumuz. Birçok arkadaşım olmuştu ve ben kendimi işe yarar biri gibi hmeye başlamıştım. 5 Mart Pazar günü sertifika törenimiz oldu ve ben sertifikamı eski Sanayi Bakanımız Ali Coşkun’un elinden aldım. Ve o zaman yaptığım konuşmayı hiç unutmuyorum.

_ herkese ama öncelikle kendime teşekkür etmek istiyorum. Hayatımda ilk kez kendime bir hediye verdim ve bu kursa katıldım. Eminim bir gün karşıma ikram olarak çıkacaktır. Teşekkür ederim.

Ve aradan sadece 3 gün geçmişti ki eşimle yaptığımız tartışmanın sonunda kardeşimi, 2 çocuğumu ve köpeğimle beni kedi yavrusu gibi kapının önüne koymuştu. Kardeşim olmasaydı yanımda nasıl dik durabilirdim bilmiyorum ama biz bu savaştan dimdik ve zaferle çıkabildik. Çıkabildik diyorum çünkü hepimiz birçok zorlu mücadelelerin ardından,  güçlü savaşçılar olarak başarılara imza attık. 11 Mart 2006’da gazeteden bulduğum bir iş için görüşmeye gittim ve karşıma, şuanda can dostum  o zamanki yapımcım olan sevgili Şevki Kızılırmak ile tanıştım. Ve aldığım eğitim sayesinde TV programları sunmaya başladım. Arkasından seslendirmeler ve sahne sunuculukları geldi. İşte hayatımda ki küçücük bir tesadüfün, okuduğum tek bir satırın nelere sebebiyet verdiğini anlıyorsunuz. Bazen hiç önemsemediğimiz küçük detaylar büyük farklara sebep veriyor. Zaten dedim ya bir daha hiç bir şey aynı olmadı diye. Zaferlere alışmaya başlamıştım ve çocuklarım benim verdiğim mücadeleye, azme tanık oluyorlardı. İşte onların güçlü anne modeli vardı artık. Şimdi ise ne zaman bir sıkıntıları olsa annem olsa nasıl davranır, neler düşünürdü acaba? Annem gibi düşünmek terimi bizim ailemizde sık kullanılan bir terim oldu. Kızımda çok güzel yazılar yazıyor. Hatta beni solladı diyebilirim. Ve yazdığı yazıları ilk bana okuduğunda her seferinde gözlerim dolar, göğsüm kabarır, gururum okşanır. Çünkü her seferinde annem bize hep derki ile başlayan cümleleri vardır. Sizler kızıma yabancı değilsiniz aslında. Seliz Aray,  o da haber deşifre de yazıyor. Oğlum ve kızım benim gurur kaynaklarım.

                                                                                                                

 

 
Etiketler: TESADÜFLERE, İNANIR, MISINIZ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Kasım 2017
RUH EŞİMİ NASIL BULURUM?
541 Okunma.
25 Ekim 2017
KELEBEK ETKİSİ
649 Okunma.
17 Haziran 2017
İŞTE BENİM HİKAYEM
784 Okunma.
23 Mayıs 2017
22-28 MAYIS BURÇ YORUMLARI
399 Okunma.
16 Mayıs 2017
15 - 21 MAYIS BURÇ YORUMLARI
369 Okunma.
08 Mayıs 2017
9-15 MAYIS HAFTALIK BURÇ YORUMLARI
523 Okunma.
01 Mayıs 2017
1-7 MAYIS HAFTALIK BURÇ YORUMLARI
709 Okunma.
25 Nisan 2017
24-30 NİSAN HAFTALIK BURÇ YORUMLARI
642 Okunma.
17 Nisan 2017
17-23 NİSAN HAFTALIK BURÇ YORUMLARI
826 Okunma.
11 Nisan 2017
11 NİSAN DOLUNAYININ BURÇLARA ETKİSİ
531 Okunma.
03 Nisan 2017
3-9 NİSAN HAFTASI BURÇ YORUMLARI
540 Okunma.
29 Mart 2017
BOLLUK VE BEREKET YARATMANIN FORMÜLÜ NEDİR? - 4
406 Okunma.
22 Mart 2017
BOLLUK VE BEREKET YARATMANIN FORMÜLÜ NEDİR? - 3
413 Okunma.
14 Mart 2017
BOLLUK VE BEREKET YARATMANIN FORMÜLÜ NEDİR? - 2
508 Okunma.
07 Mart 2017
BOLLUK VE BEREKET YARATMANIN FORMÜLÜ NEDİR?
496 Okunma.
06 Şubat 2017
GÜNLERDEN KELEBEK GÜNÜ
489 Okunma.
28 Ağustos 2016
DUYGUSAL ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOL
1400 Okunma.
09 Ağustos 2016
HEDEF ÇALIŞMASI
1310 Okunma.
10 Temmuz 2016
ÖZGÜVEN GELİŞTİRMENİN YOLLARI
814 Okunma.
04 Nisan 2016
YENİ POPÜLARİTE KİŞİSEL GELİŞİM!
606 Okunma.
27 Mart 2016
OLMAYAN SEVGİLİYE YAZILAN MEKTUP
688 Okunma.
21 Mart 2016
ŞİFA VEREN ESMALARIN SIRRINI KEŞFETMEK…
917 Okunma.
23 Ocak 2016
SEÇİMLERİMİZ...
604 Okunma.
11 Ocak 2016
ÇITIR'IN 'KOŞULSUZ SEVGİ' HİKAYESİ
841 Okunma.
29 Aralık 2015
SEVMEK
676 Okunma.
19 Aralık 2015
ALLAH AŞKINA…
1626 Okunma.
12 Aralık 2015
RÜYALARDA GÖRÜLEN MEKÂNLAR
1048 Okunma.
07 Aralık 2015
RÜYA TÜRLERİ - PARA İLE İLGİLİ RÜYALAR
760 Okunma.
29 Kasım 2015
RÜYA TÜRLERİ - UÇMAKLA İLGİLİ RÜYALAR
819 Okunma.
22 Kasım 2015
RÜYA TÜRLERİ - KÂBUSLAR
1150 Okunma.
15 Kasım 2015
RÜYA TÜRLERİ-ÖĞRETİLER SUNAN RÜYALAR
918 Okunma.
05 Kasım 2015
RÜYA TÜRLERİ
1179 Okunma.
31 Ekim 2015
RÜYALARIMIZ
894 Okunma.
23 Ekim 2015
TÜM AŞK ACISI ÇEKENLERE GELSİN…
1476 Okunma.
18 Ekim 2015
RUHSAL DETOKS NEDİR?
1077 Okunma.
12 Ekim 2015
EYVAH SORUNUMU ÇALMIŞLAR…
1597 Okunma.
05 Ekim 2015
ÇEKİM GÜCÜ NEDİR?( REZONANS KANUNU)
1467 Okunma.
Haber Yazılımı